Yüksek Enflasyonda Getiriyi Doğru Okumak
Bu sitedeki her rakam nominaldir. Düşük enflasyonlu bir ekonomide bu teknik bir ayrıntıdır. Türkiye’de yanlış okumanın en büyük tek kaynağıdır — ve muhasebecilerin buna resmi bir cevabı var, ödünç almaya değer.
Nominal rakamların sorunu
Hızla değer kaybeden bir para biriminde ölçülen bir rakam, küçülen bir cetvelle ölçülmüş demektir. Bir fonun yıl başı ve yıl sonu değerini karşılaştırmak, aslında iki farklı birimi karşılaştırmaktır. Aritmetik doğru çalışır; anlam hayatta kalmaz.
UMS 29 ne yapıyor
Uluslararası Muhasebe Standardı 29 (“Yüksek Enflasyonlu Ekonomilerde Finansal Raporlama”), şirket hesapları için tam olarak bunu ele alır. Bir ekonomi yüksek enflasyonlu sayıldığında, standart, farklı zamanlarda ve farklı alım güçleriyle kaydedilmiş tutarları karıştırmak yerine, mali tabloların raporlama tarihindeki güncel ölçüm birimiyle yeniden ifade edilmesini zorunlu kılar. Türkiye’nin muhasebe amaçlı yüksek enflasyonlu sayılması, bir hisse fonunun içindeki şirketlerin hesaplarını okuyorsanız bilmeye değer bir durum.
Aynı disiplini fon getirilerine uygulamak
Fon getirileri UMS 29’a göre yeniden ifade edilmez — standart mali tabloları kapsar, performans raporlamasını değil. Ama okuyucu aynı fikri uygulayabilir:
- Nominal getiriyi asla tek başına okumayın. Aynı dönemin enflasyon rakamıyla birlikte okuyun.
- Uzun bileşik getirilere şüpheyle yaklaşın. Yüksek enflasyonlu bir para biriminde beş yıllık nominal getiri, göründüğünden çok daha az şey ifade eden çok büyük bir sayıdır.
- Ölçüm biriminizi bilinçli seçin. TL alım gücü ile döviz alım gücü farklı sorulardır, ikisi de otomatik olarak “doğru” olan değildir.
Pratik alışkanlık
Üç rakama birlikte bakın, hiçbirine tek başına değil: nominal getiri, TÜFE karşılaştırması ve USD/EUR karşılaştırması. Üçü de anlaşırsa sonuç sağlamdır. Anlaşmadıklarında — ki bu sık olur — asıl bilgi o anlaşmazlığın kendisidir. Üçü de her fon sayfasındaki karşılaştırma bloğunda mevcuttur.